25 Ağustos 2009 Salı

Kumanlarin Ulas asireti ve onun Türklerle ilgili iliskisi

Mándoki Kongur István
A kunok Ulas törzse és törökségi kapcsolatai
Elektronikus kiadás: (Elektronik yayimi) Terebess Ázsia E-tár: Terebess Asya e-tár
Forrás: (Kaynak): Jászkunság XXII. 1-2. Szolnok 1976. P. 54-59. És (ve) Barbaricum Könyvműhely, Karcag, 2002.

Mándoki Kongur István

Kumanlarin Ulas asireti ve onun Türklerle ilgili iliskisi

Makalenin birinci sayfasında yazar göçebe devletlerin oluşumu ve dağılmasını anlatıyor.

Büyük Göç sırasında, “Asya Göçebe Halkları”, Karpat Havzası’na kadar ulaştılar ve burada yeni devletler kurdular. (İskit, Sarmat, Hun (Attila), Avar (Bayan Kağan) ve sonra Macar). Büyük baş hayvanlara sahib olan halklar Karpat Havzası’ndan daha batıya gitmediler, göçebe hayatına uygun şartları orada artık bulamazdılar. Macar Halkı, Karpat Havzası’na gelince Büyük Göç bitmedi, yeni Göçebe Halkları bundan sonra da buraya geldiler; Pecenek, Oğuz (Uz), Harzemli (Kaliz), sonunda ise Büyük Göç’ün son dalgasi olan Ic-Asya’dan cikmis olan Kuman.

Büyük baş hayvanlara sahib atlı Göçebe Kuman Halkı büyük devletinin sınırlarını 13. yy. başında Tuna nehrinin güneyine ve Karpat Dağları’na kadar batıya ulaştırdı. Doğudan ise yeni bir düşman yaklaşt (Tatar), ona dayanamadıkları için Kuman Halkı’nın bir parçası Macaristan da sığınacak yer ve yeni vatan buldu.

Kuman kabile birliklerini tarih belgelerinin eksikliği nedeni ile iyi bilmiyoruz. Bazı Arap kaynaklarına göre Kuman kabile birliği 9 tane, başkalarına nazaran ise 11, veya 14 aşiretten oluşmuş.

Macar kaynaklarına göre ise buraya gelmiş olan Kuman Halkı’nın 7 tane aşireti varmış. Bu rakamları kesin olarak kabul etmek mümkün değil. Hem eski, hem yeni Türk Halkları bu rakamlarına şans getiren veya sihirli anlam verdiler.

Gelenege göre Macar kabile birligi de 7 tane aşiretten oluşmuş, ama bu da şüphelidir, 7 rakamı korumak için Bizanslı Hükümdar Konstantinos da Kürt ve Gyarmat isimli aşiretlerini bir aşiret olarak andı, ve Macar Halkı’na katılan Kabar 3 tane aşireti hakkında da ayrı konuştu.

Latince dilli Macar belgeleri Macaristan’a yerleşmis olan Kuman Halkı’nın 7 tane aşiretinden söz ettiler, ama sadece 4 tane aşiretin ismini verdiler, bunlar:

Borçul,

Ulaş (Olaş),

Çortarı

ve Koor (Kool).

Başka aşiretlerin isimlerinin arayışında Macaristan da ki Kuman bölgelerin yer ve soy adları yardımcı olabilirler.. Halkların, kabilelerin isimlerini – bilhassa Türk’ler de – sık sık yer (cografya) isimleri koruyorlar. Ama Kuman bölgelerimizde olan isimlerin hangilerini Kuman aşiret veya boy isim olarak kabul edebiliriz? Kumanların Macaristan’a geldiklerinden önce de Kumanlar ile ilişkisi olan halkların aşiret isimlerini, ve Kumanların Macaristan’a yerlesmesinden sonra ortaya çıkmış olan Türk aşiret/soy isimlerini de Kuman aşiret veya boy isim olarak kabul edebiliriz. Bu türlü isimler „Nagykunság” (Büyük Kumanlık) adlı bölgemizde bulabiliriz, mesela: Karcag sehrindeki Salgor (simdiki Zádor), Toksaba, Kongrulu, Kunmadaras sehrinde ise Jalayir, Kisújszállás sehrinin kenarinda olan Bayandor ve Peçene, ve “Kiskunság” (Kücük Kumanlık) bölgemizde olan Törtel, Tázlár, Bodoglár ve saire. Şimdi ise söz konumuz yazılı kaynaklarda da mevcut olan “Nagykunság” bölgemize bağlı olan Olaş adlı Kuman aşiretimizdir.

Bu aşiretin ismi Macar belgelerinde birinci defa:

1328 (1328/1329:”…Demetrius … tudex Cumanorum de genere Olass”), sonra ise:

1344 yılında (1344: “…capitaneus Comanorum generacionis Olas…”) ortaya çıktı.

Olaş Kumanların çok eski bir aşireti olabilirmiş, 12. yy. başında ondan Rusca kronikleri de söz ettiler, mesela:

1103 yılında Ulaş,

1134 yılında ise Ulaşeviçi (“Ulaş oğulları, Ulaş aşireti oğulları”) şeklinde. Bu ismin orijinal Kuman şekli de Ulaştı, bunun anlami: “Birleşmiş!”, “Ittifak yap!”.

Türk ve Moğol halklarının menşe efsanelerini, kökenini Raşid-ad-din, 13. yy-ın ikinci parçasında yaşamış ünlü Fars hekimi ve kronik yazarı yazdı. Türklere ait bölümde Salgur aşireti’ne ait olan Ulaş Beğ’den de söz etti. Ulaş Beğ Oğuz Han’ın soyundan olan Dib Yabgu Han’ın Ordusu’nda liderlerin birisiydi.

Türkmen’lerin mense efsanelerini 17. yy. ikinci parçasında Abdulgazi Bahadur Han (Khiva’nin Emiri) yazdı, Ulaş Beğ’den o da söz etti – ona göre Ulaş Beğ, Salur (bu sekil Salgur ismin Türkmen varyantı) aşireti’ne aitti ve Dib-Bakuy (yani daha önce anilmis Dib Yabgu) Han’ın Ordusu’nda önder idi.

Dede Korkut destanında da Ulaş ve Salur isimler birlikte ortaya çıkıyorlar ve bundan öğreniyoruz ki Ulaş Han Salur Kazan Han’ın babası idi. Salur Kazan Han’ın kayın-babası ise Bayandur Han idi.

Bu bize Kisújszállás şehrin kenarında olan Bayandır yer ismini andırıyor.

Bu gelenekler, menşe efsaneleri eski aşiret isimlerini canlandırıyorlar. Eski aşiret ve boy isimleri hakkinda baba-oğul-torun ilişkide olsaydılar gibi bahsediyorlar.

14-17. yy. Kücük Asya Tarsus bölgesinde yasayan Türkmen’lerin en önemli kabilelerinin birisi Ulaş isimliydi.

1469 yılında kabile hakkında böyle bilgilerimiz var: Salur Boyu’na 10, Bayandur Boyu’na ise 41 aile aitti.

Şimdi tekrar “Nagykunság” (Büyük Kumanlik) bölgesinde olan Olás, Zádor ve Bajandor (Bayandor) isimleri aklımıza gelirler.

16. yy. Çukurova bölgesini fetheden kabile birliğine ait aşiretlerin birisi de Ulaş idi.

Ulaş ismi “Halep Türkmen’leri” arasinda da bulabiliriz: Beğdili Boyu’na ait aşiretlerin birisi de Ulaş idi.

Ulaş ismi Türkiye de köy isim olarak da tanınır, Trakya da Edirne bölgesindeki bir Türk köyünün adı 1488 ve 1540 yıllarında Ulaşlar idi. (Ismi artik degismis).

Ama Türkiye de şimdiye kadar bircok Ulaş isimli köy bulabiliriz. Eskiden belki bundan çok da vardı, ama isimleri değişmişler.

Birer tane Ulaş isimli köy İçel, Ankara, Tekirdağ, Tokat, Muğla Artvin eyaletlerinde bulunuyor. Sivas eyaletinde ise bir ilçe merkezin ismi Ulaş’tır.

Ulaşlı isimli köyler de var, mesela: birer tane Kocaeli, Nevşehir, Mardin, Gaziantep ve Siirt eyaletlerinde, Ulaşlar isimli köy ise simdi sadece iki tane var: Bolu ve Kütahya eyaletlerinde.

Gördügümüz gibi Ulaş ismini hem efsaneler, hem tarihi kaynaklar Salgur veya Salur isimle birlikte andılar.

17 tane Salur isimli köyü Küçük Asya da şimdi de var: 3 tane Antalya, ikiser Konya, Manisa ve Tokat, birer tane Bolu, Isparta, Çorum, Kayseri, Çankırı, Samsun, Yozgat (Bozok) ve Erzincan eyaletlerinde.

Bu isim Türkmen’lerde de var, en büyük aşiretlerinin birisi Salor isimlidir – çok güzek kilimleri ve iyi atları ile meşhur.

Kırım Tatarları’nın bir kabile veya boynunun ismi de Salgun’dur. Bunu Kırım coğrafya isimleri belirtiyorlar (Salgur, Salur ve Salor aynı ismin çeşitli Türk lehçeler de olan varyantları).

Salgur kabilesinden olanlar Macaristan da ki Kuman’lar arasında da vardı ve onlar Ulaş’lar gibi simdiki “Nagykunság” (Büyük Kumanlık) bölgesinde yaşadılar: Karcag şehri kenarında olan Zádor yer isim – (bu eskiden Zágor, veya Zálgor olarak okunmus) de eski Kuman Salgur isimden oldu.

Kuman kabile birliğinin içinde olan Ulaş ve Salgur kabilelerini – Kücük Asya da ki Türkmen’ler de gördügümüz gibi - birbirlerine şiddetli bağlar bağladılar, herhalde bu nedenle “Nagykunság” bölgesinin birbirlerine yakın olan yerlerinde iskan edildiler.

Yani Kuman’lardan hala Orta-Asya da Kuman-Oğuz (Uz) savaşları sırasında ayrılmış ve sonra Küçük Asya’ya yerleşmiş olan Ulaş aşiretinin birçok Türkiye’deki iznini bulabiliriz. Eski Kuman birliğinin geleneklerini onlarin ahfatlari şimdiye kadar koruyorlar.

Bartók Béla 1936. yılında Türkiye’ye türkü derleme ekspedisyonuna giderken tam Ulaş aşireti’ne ait Yörük’lerin Halk Müziği’nde Macar Türküleri’ne çok yakın olan melodiler buldu. Adana’dan 80 km uzaklikta bulunan Osmaniye adli köy de, Ulaş aşiretine ait olan yaşlı bir adam savasla ilgili bir türkü söyledi. Melodinin eski Macar Türküleri’nin melodisine çok benzer olduğunu anlarken Bartók çok sevindi. “Kulaklarıma bile inanamadım …bu eski Macar Melodisi’nin bir varyantı olsa idi gibi.” Yaşlı Bekir’in “Macar” Türküsü’nü yakın olan Cardak isimli köyde oturanlar da tanıdılar.

Bartók Türkiye’nin bu bölgesinde 90 türlü melodi biriktirdi, ve bundan 20 tane eski Macar Melodileri’ne çok yakındır. Bu tesadüf olamaz. Bartók’a nazaran bu çok eski, bin yıl önceki Türk Müzik Usulü’nün kalıntıları olmalıdır. Daha yeni araştırmala nazaran Macar Halk Müziği’nde daha yeni Türk Usulü kesimi de var.

Makalenin yazarına göre bu yeni kesimi 730 yıl önce Macaristan’a gelmis olan Kuman’lar bize bırakmışlar.

Çukurova da ki ve “Nagykunság” (Büyük Kumanlik) bölgesindeki eski Kuman melodileri ve kabile adlari yakın akrabalık gösteriyorlar.

Hiç yorum yok: